27 04 2016

Vali TOMA ile 'abdest' aldırıyor herhalde!

15 Nisan tarihli yazımda, “Kilis’i Büyük İsrail’e hazırlıyorlar” dedim. Ve bundan sonra Kilis’e roketler yağacağını söyledim. Valinin “abdestli” açıklamalarından sonra, tekrar bir yazı yazdım. “Abdestli Savunma Sistemi” diye… Sonra tekrar Kilis konulu bir yazı daha yazdım. Anlayacağınız bir haftadır, Kilis’i yazıyorum. Derdimiz, Kilis… Çünkü Kilis hedef! Peki, Kilis neden hedef? Kilis, ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi(BOP)kapsamında bir şehir…  Kilis, İsrail’in Arz-ı Mev’ud inancının hedefi olan bir şehir… Başa taş değil ama roket yağması için, böyle ikili bir hedefe maruz kalmak yeter herhalde… IŞİD’in BOP’taki görevi de sanırım anlaşılmıştır. Bölgelerin, şehirlerin boşaltılması işi, tamamen IŞİD’in… IŞİD bir yere giriyor, ardından Barzani veya PYD gelip oraya yerleşiyor. ABD, bu bahane ile PYD ile resmen ittifak. Kendi üslerimizden kalkan uçaklarla PYD’ye silah balyaları atılıyor. Ve yine ABD öncülüğündeki “koalisyon” güya, IŞİD ile mücadele için gelmişler. Hem de Türkiye’nin üslerinde bulunuyorlar. Nasıl oluyorsa, bu IŞİD bir türlü imha edilemiyor! Ve Türkiye NATO üyesi… Birilerinin ifadesiyle, ifade edelim “Türkiye NATO toprağı” ama saldırı altında…  Hani bize bir saldırı olursa, NATO koruyacaktı? Nerede peki bu NATO? Daha nasıl bir saldırı olmalı ki, NATO bizi korusun. NATO, ülkeyi satmaya kılıftı, o kadar. Geçtik NATO’yu! Bu “koalisyon” dedikleri, 20 km ötede Kilis’e roket atanları görmüyorlar mı? Peki Türkiye: Neden Kilis’i vuran hedefl... Devamı

27 04 2016

İki bin yirmi üçe ne kaldı

                                                                                                         Bir 23 tutturdular, Millete bir hedefi. Yutturdular Bilen var mı, hedef nedir? Yeni Osmanlı dediler. Hesaplar tutmadı. Emir alıp Süleyman Şah türbesini yitirdiler. Sonuçta hedef yeni Türkiye dediler. Ülkeyi eskitenler ne verebilir ki, ülkeye, Ne bulacaklar ki, yenisinden. Parçalanmış, yok olmuş, halkı mahvolmuş. Elinde kalan ne bir hak, ne kaynak, Ne de iman olmuş. Hala uyumada millet. On dört yıllık zillet. Ne şehitler ne gaziler, Hiç önemli olmadı. Vur patlasın, çal oynasın Devam etmekte geziler.   Ülkemizin bayramlarını ona çok görenler, dini bayramlarını papazlara, milli bayramlarını batılıya peşkeş çekmekle ülkeyi perişan etmiş, halkı ise tedirgin etmişlerdir. Ne yazık ki, halkın hisleri ile oynanması yadırganmamaktadır.  Her gün onlarca yaralı ve şehidin olduğu bu yeni Türkiye hedefi kime ve neye hizmet etmektedir. Şu anda kurtuluşu, Anayasa’ya ve başkanlık sistemine bağlayanların tek düşüncesi, koltuk için verdikleri sözleri yerine getirme gayretleridir.  Hala sıkıştıkça OBAMA’ya koşanlar dikkatinizi çekmiyor mu? Her gün İŞİD füzelerinin Kilis’e düşmesi sizi düşündürmüyor mu? Niye bu füzeler, niye halkımızı tedirgin ederler. Neden on paralık terör gurupları ordumuzu meşgul ederler. Neden Kandil’i vuruyoruz da Suriye’ye sınır dışından top ateşi ile yetiniyoruz. Neden hedef 23’te Atat&uu... Devamı

22 10 2015

Atlantik'in iki yakasından Türkiye'nin görünümü

Atlantik’in iki yakası, ABD ve AB’nin konjonktürel, dönüşümlü metresliğini misyon edinen AKP iktidarı artık kapının önüne konmak üzere. Bu bir komplo iddiası değil. Bizatihi iki yakanın apaçık beyanı.  ABD ve Rusya Suriye konusunda anlaşıp Esad bir meşru lider olarak Moskova’ya uçup uluslararası fenomen olarak kabul görürken tarihin ironisi olarak Türkiye’ye de küresel efendileri Suriye’nin kaderini biçiyorlar. Efendimizin kutlu ihtarı gerçekleşiyor. Dostuna ettiğin kötülük seni bulmadan ölüm gerçekleşmez. Suriye’ye cehennemi reva gören AKP iktidarına Atlantikli dostları cehenneme hoş geldin partisi düzenliyor. Mankurtlaşan AKP iktidarı partiyi kutlama partisi sanırken Ankara bombaları ile veda partisi verildiğini umarım fark etmiştir.   İktidarının ilk iki döneminde Atlantik’in iki yakasından aldığı övgü dolu dopinglerle cuş u huruşa gelen AKP, üçüncü döneminde Atlantik’ten gelen homurtuları, Ey Amerika! Ey Avrupa! çığlıkları ile bastırmaya çalışsa da artık nafile. Homurtular AKP’nin uykularını kaçıracak cinsten.  Cumhuriyet gazetesinden Atlantik’in nabzını iyi tutan gazeteci Ergin Yıldızoğlu geçen haftanın son üç günü Batı medyasının prestijli dergi ve gazetelerinin manşetlerini özetleyerek bu gerçeğe parmak basmış. “Suriye iç savaşı Türkiye’ye geliyor” (Foreign Policy); “Avrupa’nın hasta adamı Batı’ya mikrop bulaştırabilir” (The Times); “Mezhep savaşında Türkiye Suriye’nin peşinden gidiyor”(Financial Times); “Türkiye’nin kendisiyle 10 cepheli savaşı” (The Atlantic); “Türkiye uçurumun kenarından geri dönebilecek mi?” (Reuters); “Türkiye’de iç savaş olasılığı ne kadar?” (Open Democracy); “Türkiye etnik-mezhep çatışmalarında... Devamı