22 10 2015

Atlantik'in iki yakasından Türkiye'nin görünümü

İbrahim Berk

Atlantik’in iki yakası, ABD ve AB’nin konjonktürel, dönüşümlü metresliğini misyon edinen AKP iktidarı artık kapının önüne konmak üzere.
Bu bir komplo iddiası değil. Bizatihi iki yakanın apaçık beyanı. 
ABD ve Rusya Suriye konusunda anlaşıp Esad bir meşru lider olarak Moskova’ya uçup uluslararası fenomen olarak kabul görürken tarihin ironisi olarak Türkiye’ye de küresel efendileri Suriye’nin kaderini biçiyorlar.
Efendimizin kutlu ihtarı gerçekleşiyor. Dostuna ettiğin kötülük seni bulmadan ölüm gerçekleşmez.
Suriye’ye cehennemi reva gören AKP iktidarına Atlantikli dostları cehenneme hoş geldin partisi düzenliyor. Mankurtlaşan AKP iktidarı partiyi kutlama partisi sanırken Ankara bombaları ile veda partisi verildiğini umarım fark etmiştir.  
İktidarının ilk iki döneminde Atlantik’in iki yakasından aldığı övgü dolu dopinglerle cuş u huruşa gelen AKP, üçüncü döneminde Atlantik’ten gelen homurtuları, Ey Amerika! Ey Avrupa! çığlıkları ile bastırmaya çalışsa da artık nafile. Homurtular AKP’nin uykularını kaçıracak cinsten. 
Cumhuriyet gazetesinden Atlantik’in nabzını iyi tutan gazeteci Ergin Yıldızoğlu geçen haftanın son üç günü Batı medyasının prestijli dergi ve gazetelerinin manşetlerini özetleyerek bu gerçeğe parmak basmış.
“Suriye iç savaşı Türkiye’ye geliyor” (Foreign Policy); “Avrupa’nın hasta adamı Batı’ya mikrop bulaştırabilir” (The Times); “Mezhep savaşında Türkiye Suriye’nin peşinden gidiyor”(Financial Times); “Türkiye’nin kendisiyle 10 cepheli savaşı” (The Atlantic); “Türkiye uçurumun kenarından geri dönebilecek mi?” (Reuters); “Türkiye’de iç savaş olasılığı ne kadar?” (Open Democracy); “Türkiye etnik-mezhep çatışmalarında Suriye’nin yolundan gidiyor” (The Guardian); “Kutuplaşmanın hain sonucu” (Washington Post); “Tarihinin en kötü şiddet saldırısı: Geliyorum diyen bir felaketti” (Business Insider); “Türkiye bir Abise doğru gidiyor” (Huffington Post), “Suriye Savaşı Türkiye’ye geldi” (The Daily Telegraph); “Ortadoğu’nun gelecek çökmüş devleti Türkiye” (The Asia Times).
Türk medyasını sansürleyen Erdoğan’a kötü haber, dünya medyası çalışıyor.
Olay bundan da ibaret değil. 13 yıldır kullanışlı bir aparat, Biden’in deyimi ile ELDİVEN olarak kullandıkları AKP’nin gömü merasiminin startını da veriyorlar. 
1 Kasım seçimleri AKP’nin defin tarihi gibi. Ya koalisyonla ömür boyu cihaza bağlı bitkisel hayata razı olacak ya da gömülecek. 
Cenaze top atışının birincisi ABD’den: Pentagon planlama bölümünden yetişmiş, Reagan döneminde Ulusal Güvenlik Konseyi’nde bulunmuş, G. W. Bush döneminde Ulusal İstihbarat Direktörlüğü ofisinde üst düzeyde görev almış, Ulusal Güvenlik Ekonomisi alanının kurucusu sayılan Norman Bailey’in, Ankara patlamasından sonra, 13 Ekim’de World Tribune’de yayımlanan yazısının başlığı: “Türkiye çökmüş devlet olur mu? Ordu izin vermez. Bu da o kadar kötü olmaz.”
İkincisi: Avrupa’da öngörüleriyle büyük saygınlığı olan GEAP’ın (Küresel Avrupa Beklentiler Bülteni) 16 Ekim sayısındaki Türkiye bölümü: “Dört yıldır Erdoğan’ın politikaları, anlaşılamaz hale geldi, tutarsızlaştı. Türkiye kendini ekonomik, sosyal, siyasi jeopolitik bir uçurumun kenarında buldu... Her an çökebilir... Kimse Türkiye’nin, Libya’nın ya da Irak’ı yolundan gitmesini istemediğine göre, kasım seçimleri ülkenin yolunu bulmasına olanak verecek bir koalisyonu yine üretemezse, ordu ülkeye düzen getirmekte tereddüt etmeyecektir.” 
Burası Türkiye. Dejavu siyaset, dejavu hayat. Film başa sarıyor. Osmanlıcası: Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur. Türkçesi: Yine garnizonun duvarına toslamak üzereyiz.
Bağımsız Türkiye Partisi liderine kulak verme zamanı. Ne demişti, BOP’tan misyona soyunanlara: “Saddam’ın akıbetinden ibret alın. Amerika sizi kullanır, işi bitince Saddam’ı fare deliğinde avladığı gibi avlar, tarihin çöplüğüne fırlatıp atar.Yeni Mesaj Gazetesi 
 
İbrahim Berk
 

5
0
0
Yorum Yaz