« Önceki | Sonraki »

21/11/2008

LİDER DEDİĞİN BÖYLE OLMALI..

"Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasî bir fikre malik olmak, seçtiği dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetlerine maliktir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hâkim olunamaz." M.Kemal Atatürk...
Tarihimizden bir örnek ;
BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş
Malum, Samsun’un şirin bir ilçesi olan Havza, Milli Mücadelede çok önemli bir yere sahiptir. Mücadelenin kararları burada alınmış ardından da adım adım uygulanmıştır.
İşte bu ilçede Atatürk bir Rus heyeti ile görüşmüştür. Daha mücadelenin ilk adımlarında, herhangi bir devlet iradesi de olmamasına rağmen Atatürk’ün Rus heyetine karşı ortaya koyduğu milli duruş gerçekten takdire şayandır.
Rus heyetinin başında bulunan Albay Budenni Mustafa Kemal’e teklifi şuydu:
“Generalim, bütün ihtiyacınızı tamamlamaya Rusya’nın hazır olduğunu size bildirmek görevini üzerime almış bulunmaktayım. Size top, tüfek, cephane, para verelim. Muktedir subaylar gönderelim. Yalnız bir şartımız var.”
Atatürk ne olduğunu sordu. Budenni de şartları şöyle sıraladı.
”Sovyetler Birliği’ne katılınız. Siz de federal cumhuriyetlerden biri olunuz, bu suretle kuzeyden güneye kadar, Murmansk’dan Süveyş’e kadar kapitalist devletlere karşı cephe kurulmuş olacaktır.”
Bu yardım isteğine karşılık Atatürk şu cevabı verdi: “Değerli subaylarımızın Sovyet yurdunda önemli görevleri vardır. Biz Türkler kendi yağımızla kavrulmayı tercih ederiz. Sovyetler topluluğunda bir Cumhuriyet olmaya gelince, Biz Türklerin milliyet anlayışına aykırıdır. Siz, gelin müşterek düşmana bizi eşit bir savaşçı olarak kabul edin. Bize bu kadarı yeter. Türkler batı emperyalistlerine karşı bir ölüm dirim savaşına girmişlerdir. Bu savaşı muhakkak kazanacaktır. Türkiye’de yapılacak olan devrimleri, Türkler kendileri yapmak kararındadırlar. Kızıl Ordunun yardımını hoş karşılayamazlar. Türk milleti mağrur ve hassastır. Her türlü mücadele gücünü kendi damarlarındaki kanda bulmaktadır.”
Böylece Atatürk Kızıl Ordunun Anadolu’ya girmesini önledi.

Günümüzden bir örnek
Prof. Dr. Haydar Baş, doktora ve ardından da profesörlük eserlerini ortaya koyduktan sonra, İngiltere’nin Cambridge Üniversitesi’nden konferans vermesi için davet edilir.
Prof. Dr. Baş, konuşmasını Türkçe olarak sunmaya hazırlanırken, Sayın Baş’la beraber konferansa gelen tercüman, konuşmayı İngilizceye tercüme etmek için izin ister. Prof. Dr. Baş buna olumsuz yanıt verdikten sonra şunları söyler:
“Bizim fikirlerimizden istifade etmek için onlar bizi buraya davet etti. Eğer gerçekten bunu istiyorlarsa, onlar Türkçe bilen bir tercüman getirsinler”
Ardından da şu tarihi tespiti yapar:
“Bir lider, dilini, dinini, kültürünü, medeniyetini, parasını ihraç edebilendir” Murat Çabas--TUNALIM...
__Türkiye Yol Haritasi_______________
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!..

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır