15 03 2007

HADİSLERDEN BİR DEMET

  BU VATAN BİZİMDİR,BİZİM KALACAKTIR.  HADİS DEMETİ Emirü’l-Mü’minin Ebu Hafs Ömer b. Hattap (ra)’den şöyle demiştir. Rasulullah (sav)’dan işittim,şöyle buyuruyordu: Ameller niyetlere göredir.Herkese ancak niyet ettiği vardır. Kimin hicreti Allah’a ve Rasulüne ise onun hicreti Allah’a Rasulenedir. Kiminde hicreti eline geçireceği bir dünya veya nikah yapacağı bir kadına ise hicreti, hicret ettiği şeyde son bulur. Bu hadis: Her biri hadisçilerin imamı olan Ebu Abdullah Muhammed b. İsmail b. İbrahim b. Muğıre, Berdizbe el-Buhari el cu'fi ile Ebul Hüseyin Müslim b. Haccac el Kuseyri en-Neysaburi Musannef kitanplarının en sahihi olan sahihlerinden rivayet ettiler. Ömer b. el-Hattab (ra)’dan şöyle demiştir: Bir gün biz Rasulullah (sav)’ın yanında iken birden baktık ki elbisesi bembeyaz , saçları simsiyah, üzerinde yolculuk alameti olmayan biri karşımıza çıkageldi. Onu bizden kimse tanımıyordu. Nihayet Peygamber (sav )’in yanına oturdu. Dizlerini dizlerine dayadı, iki avucunu iki uyluğu üzerine koydu ve “Ya Muhammed,İslam hakkında bana haber ver”dedi.Rasulullah (sav): “İslam; Allah’dan başka ilah olmadığına ve Muhammed (sav)’in Allah’ın Rasulü olduğuna şahitlik etmen, namazı dosdoğru kılman, zekatı vermen, Ramazan’da oruç tutman ve yoluna gücün yeterse Beyti (Kabe’yi) haccetmendir” buyurdu. Adam: “Doğru söylüyorsun” dedi. Biz onun hem peygambere soru sorup hemde cevap vermesine taaccüb ettik. Adam: “İman hakkında da bana haber ver” dedi. Rasulullah(sav): İman; Allah’a Meleklerine,Kitaplarına,Peygamberlerine, ahiret gününe iman etmendir. Kadere,hayrına ve şerrine de iman etmendir”dedi. Adam: “Doğru söylüyorsun” dedi ve “İhsan; hakkında bana bilgi ver”diye yine sordu. Rasulullah (sav): “ihsan; sanki görüyormuşsun gibi Allah’a ibadet etmendir. Her ne ... Devamı

15 03 2007

İSLAM'DA İYİ GEÇİNME

BU VATAN BİZİMDİR,BİZİM KALACAKTIR.    İslâm'da Muaşeret (Güzel Geçinme) Âdâbı İslam dini, insanların muaşeretine (birbiriyle görüşüp konuşmalarına, toplum halinde medeniyet üzere yaşamalarına) büyük bir önem vermiştir. Müslümanların birbirleriyle geçinmelerinde samimiyet, tevazu, sadelik, zorlanmama, karşılıklı yardım, nezaket, saygı, sevgi ve hayırseverlik bir esastır. İslamda halk ile geçinmenin çeşitli yönleri ve dereceleri vardır. Bunların bir kısmı şunlardır: 1) Herkese karşı tatlı dilli, güler yüzlü, açık kalbli olmak. Bir müslüman daima güleryüzlü bulunur. Hiç bir kimseyi asık bir yüzle karşılamaz. Bir hadis-i şerifde buyurulmuştur: "Şüphe yok ki, Allah yumuşak huylu, açık yüzlü kimseyi sever." 2) Herkesle güzel şekilde görüşmek, insanlara eziyet vermekten kaçınmak. Bir hadis-i şerifde buyurulmuştur: "Müslüman odur ki, dilinden ve elinden müslümanlar selamette bulunur. 3) İnsanların eziyetlerine katlanmak, kötülüğe karşı iyilik yapmak. Bir hadîis-i şerifde buyurulmuştur: "Sıddîkların (özü-sözü dosdoğru olanların) derecelerine geçmek istersen, senden ilgiyi kesene bağlan, senden esirgeyene sen ver, sana zulmedeni de bağışla." 4) Dargınlığa hemen son vermek. Müslümanlar arasında bir dargınlık olursa hemen barışırlar, birbirlerinden üç günden ziyade ayrı kalmazlar. Müslümanların gönüllerinde düşmanlık ve kin duyguları yaşamaz. Bir hadis-i şerifde buyurulmuştur: "Üç günden ziyade kardeşine dargın kalmak bir müslümana helal olmaz." 5) Dargınların arasını düzeltmeye çalışmak. Bir müslüman, iki din kardeşi arasında her nasılsa bir dargınlık olduğunu görünce aralarını bulmaya ve küskünlüğü gidermeye çalışır. Bir hadis-i şerifde buyurulmuştur: "Sadakanın en faziletlisi, dargınların aralarını bulup düzeltmektir." 6) İnsanların kusurlarım araştırmamak ve yaymamak, aksine örtmeye çalışmak. Müslümanlar kimsenin kusurlarını araştırmazlar. Kimsenin ayıbını ve kusurunu araştırıp ortaya çıkarmaya ve göstermeye çalışmazlar. Buna... Devamı