01 12 2013

Dershane meselesi

  İktidar farklı bir ikna metodu geliştirdi. İlk örneğini, çözüm sürecinde akil adamlar ile gördüğümüz bu yeni düzen, şimdi de dershanelerin kapatılması için deneniyor. Akil adamlar, il il gezmişler, terörden ocağı yanmış aileleri iknaya çalışmışlardı. Yoğun protestolar nedeniyle pek çok ilde program yapılamadan dağılmıştı, ikna panelleri… Bugün de yine bir grup, hükümetin geri adım atmamakta ısrarlı olduğu dershanelerin kapatılması için ikna turlarında. Samsun ve İzmir’de benzer protestolar ile toplantılar yapılamadan konuşmacılar susturuldu. Biz olaya “kapansın veya kapanmasın” cephesinden ziyade, Türk eğitim sistemi üzerinden değinmek istiyoruz. Türkiye’de dershanelere bu kadar yoğun talebin olması, Türk eğitim sisteminde okullarda öğretilenler ile yerleştirme sınavlarında çıkan soruların birbirinden farklı şekilde hazırlanmasından kaynaklanmaktadır. Dershaneler, yurt genelinde test usulü yapılan yerleştirme sınavlarının soru tipine göre evlatlarımızı hazırlarken, okullar bu mantıktan uzak bir eğitim vermektedir. Temel sorun budur. Bu mesele, talebeleri, dershane öğretmenleri ile okul öğretmenleri arasında bir karşılaştırmaya kadar götürmektedir. Hal böyle iken, günümüz Türkiye’sinde dershaneler okullarda verilemeyenin tamamlandığı kurumlar haline getirilmiştir. Bugün dershaneleri kapatmak, mevcut giriş sınavları değişmedikçe, zaten bir mana ifade etmeyecektir. Kaldı ki, Türk gencini hayatını belirleyecek bir maratona sokmaya da gerek görmüyoruz. Bağımsız Türkiye Partisi olarak biz siyasete girdiğimiz ilk andan itibaren sınavsız üniversite diyoruz. Fırsat eşitliği sağlayacak, gençlere eğitimde eşit hak ... Devamı

01 12 2013

Bu cemaat gerçekten başka!

  Cemaat’le yatıp Cemaat’le kalkıyoruz! Varsa Cemaat yoksa Cemaat! Cemaat’in merkezi neresi? -Pensilvanya Lideri orda yaşadığı için, herhalde öyledir! Başka merkezleri de olabilir ancak bunu en iyi kendileri bilir. Belki, Brüksel… Belki, Telaviv… Biz dışarıdan gördüğümüzü söylüyoruz. Cemaat’in dini nedir? İşte burası çok karışık! Bize kalsa İslam diyeceğiz(!) ama kendileri sadece İslam’ın Hak din olduğuna inanmıyorlar. Galiba! Çünkü 1997’de Papaya verdikleri bir mektuptan sonra “ilahi dinler”, “İbrahim’i dinler”, “üç büyük din” ifadeleri adı altında “çok dinli” faaliyetlerin o kadar öncüleri ve savunucuları oldular ki, dinlerinin İslam olduğu konusunda herkesi şüphede bıraktılar! O gün bu gündür, bir kez kendilerinden duymadık “Hak olan sadece İslam’dır” dediklerini. Sadece, bu kadar da değil… Bizleri şüphede bırakan daha çok beyanları var ama hepsini bu köşeye sığdırmak imkânsız. Bu beyanlar karşısında, dinlerinin İslam olduğunu iddia etmek, belki de insanı küfre sokar maazallah! Şahin kod adlı köşe yazarları “Ehli kitapla (Yahudi ve Hıristiyanlar) amentüde ittifak içindeyiz” demişti. Yani Yahudi ve Hıristiyanlarla aynı inanca sahibiz demek istemişti, şahin yazar. Bu kafaya gel de Müslüman de, diyebilirsen! Bize mi kaldı, İslam’a inanıp inanmamaları! Yok canım neyimize lazım! “leküm diynüküm”… “Cemaat cemaat” naralarının atıldığı bu günlerde sadece hatırlatmada bulunuyoruz. Cemaat Peygamber’e inanır mı? Bu konuda da hocaefendileri “All... Devamı

01 12 2013

Son Kullanma Tarihi…

   Demokrasi ayıbı,utanç verici bir tartışma ama gerçekleri de tüm çıplaklığı ile anlama fırsatı veren tartışmalardan birini yaşıyoruz. Neden mi aldatmaca ya da saptırma ; Eğitim meselesini dershaneler üzerinden tartışmak bu Ülke’de sıkça yaşadığımız toplumu hafife alan alaycı yaklaşımlardan  sadece bir tanesidir. Aslında iktidarın gerçek amacı, bugüne kadar kullandığı ancak artık daha fazla ihtiyacı kalmadığı diğer bir deyişle kendi açısından “Son Kullanma Tarihi” dolan Cemaat odaklı gücün bundan böyle kayıtsız ve şartsız AKP otoritesine biat etmesini sağlamaktır. Görünürde dershaneler üzerinden bir tartışma sürüp gidiyor. Cumhurbaşkanı’ndan tutun, Başbakan’a, bakanlara, bakanlık bürokratlarına kadar herkes çıkıyor birbirinden tutarsız ve anlamsız bir şeyler söyleyerek insanların kafasını karıştırıyor. Onlar yetmiyormuş gibi televizyon dizisi haline dönüşen tartışma proğramlarına kimi Cemaatçi,kimi Başbakan’cı “ Dizi artisti aynı model akademisyen ve yorumcular” çıkıyor meselenin aslına dokunmaksızın konuyu kendi çıkarları doğrultusunda saptırarak ve abartarak ya Cemaat ya da AKP çığırtkanlığı yapıp duruyor. Demokrasi ayıbı,utanç verici bir tartışma ama gerçekleri de tüm çıplaklığı ile anlama fırsatı veren tartışmalardan birini yaşıyoruz. Neden mi aldatmaca ya da saptırma? Eğitim meselesini dershaneler üzerinden tartışmak bu Ülke’de sıkça yaşadığımız toplumu hafife alan alaycı yaklaşımlardan  sadece bir tanesidir. Aslında iktidarın gerçek amacı, bugüne kadar kullandığı ancak artık daha fazla ihtiyacı kalmadığı diğer bir deyişle kendi açısından “Son ku... Devamı